BATI KARADENİZ ‘de BİR EKO PARK: YENİCE ORMANLARI

Bayram tatillerinde, şehirlerin ve tatil beldelerinin kalabalığından, gürültüsünden kaçıp, giderek artan bir hızla yağmalanan ve bu sebeple  elimizden kayıp giden doğanın bağrına koşmak, ona sığınmak, ondan özür dilemek, oksijene, yeşile, sessizliğe doymak, kaynağını bildiğimiz sağlıklı gıdalardan yemek, unutmaya ve unutturulmaya çalışan gelenek ve göreneklerimizi hatırlamak üzere yaptığımız doğa gezileri, artık iyice vazgeçilemez bir alışkanlığımız olmaya başladı.

Bu bayramdaki durağımız, grubumuzun Zonguldak Şubesi, değerli arkadaşımız Orhan Demirci’nin davetine icabet ederek gittiğimiz Batı Karadeniz’in eko parkı: Yenice Ormanları idi.

Gökçebey ilçesinin Hacı Musa beldesine bağlı ve “Heraklia’nın köyü” manasına gelen Herkeme mahallesinde  konakladık.

Ağaç Evler

Herkeme, ağaç evleri ve ağaçları ile ünlü.

Ağaç Evler
Herkeme Ağaç Evleri

İki katlı, geniş avluları olan, hepsi aynı sofaya açılan bazıları duşlu tuvaletli, geniş yatak odaları ile turistlere hizmet vermek üzere, Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı tarafından restore edilen birkaç evden biri olan ve bizim konakladığımız ağaç evin yapımında da, tıpkı diğerleri gibi hiç çivi kullanılmamış.

Ağaç ev içi
Aynı sofaya açılan odalar

Civarında yetişen kayın, çam ve ladin ağaçları nedeni ile mobilya sanayinin gözbebeği bir belde burası.

Herkeme Tarihi

Tarihte Herkeme; coğrafi açıdan uygun olması ve iklimi sebebi ile Gaskaların, Hititlerin, Lidya ve  Frig Uygarlıkları’nın  yerleşim alanı olmuş. Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlılar da köyde arkeolojik izler bırakmışlar. Bölgenin bugünkü sakinlerinin kökeni ise Candarlı beyliğine dayanıyor.

Mahalle ve civarındaki Bizans dönemine ait kalıntıların, yöre insanı tarafından çok özenle korunduğu söylenemez .

sunak
sunak

sunak-yakin

Giderayak tanıma şansı bulduğumuz, Bartın Kurucaşile Milli Eğitim Müdürlüğü yapmış, bölge tarihine ve değerlerine duyarlı Sn. Hasan ÖZSARAÇ’ın  gayretleri de yetmiyor bu mirasları korumaya. Top yekün bir bilinçlenmeye çok ihtiyaç var…

Yenice Ormanları

(İsterseniz Yenice’yi fonda güzel bir müzik eşliğinde gezelim:  Volkan Sönmez – Yenice Yolları)

Türkiye’nin en büyük blok ormanları diye tanımlanan, yaklaşık 75 bin hektarlık bir alanda yerleşimli, içerisinde 21 yürüyüş rotası bulunan (toplamda 396 km’lik), kanyoning, kaya tırmanışı, kuş gözlemi, foto safari, botanik yürüyüşleri, rafting ve yamaç paraşütü yapma imkanı sunan Yenice ormanları, Gökçebey, Devrek ve Mengen ilçelerinin oluşturduğu yayın güney doğusunda yer alıyor. Bölgeye ulaşmak için toplamda 16 tünelden geçmek gerekiyor.

Yenice tünelleri
Yenice yollarındaki tüneller

Yenice ormanlarının en yüksek tepesinin ismi Keltepe (2000 m) imiş. Bu isim bize son derece tanıdık geldi zira yaşadığımız şehrin sıradağları olan  Samanlı Dağları’nın en yüksek tepesinin ismi de Kartepe’ye (1600m ) dönüştürülmeden önce Keltepe idi (Alışkanlıklarımızı terk etmeyi sevmeyen biz eskiler, bu ismi hâlâ kullanmaya devam ediyoruz)…

Bir ağaç müzesi niteliğindeki Yenice’de başka yerlerde görülemeyecek binlerce farklı ağaç türü var. Bazılarının boy ve enleri o kadar geniş ki dünya üzerinde başka yerde bulunmadığı söyleniyor. Avrupa’nın biyolojik çeşitlilik açısından en değerli alanları arasında yer alıyor.

Ormanda kayın, meşe, porsuk, yaprak dökmeyen köknar ağaçlarının yanında, orman içi yürüyüşlerimiz sırasında çoğunun tadına bakma şansına eriştiğimiz yabani elma, muşmula, kızılcık, alıç, fındık, gilaburu gibi ağaçlar ve kuşburnu, böğürtlen gibi meyveleri bol ve lezzetli çalı türleri yer alıyor.

Köy içerisinde ve civarda toprak öylesine bereketli ki ağaçlar meyveden kırılıyor ve toplanmadığı için de dallarda, ağaç diplerinde çürümeye terk ediliyor. Neden böyle olduğunu sordum Orhan’a, buradaki halkın genelde maden emeklisi olduğunu, maaşları ile geçindiklerini, toprak ve tarımla eskisi gibi uğraşmadıklarını söyledi.

Yıllardır yürütülen kötü tarım politikalarının semeresi alınmış demek ki!

Oysa ne güzel, ne lezzetli meyve, sebzeler yerdik biz ucuza, kalanları da çürümeye terk etmez, sirke, pekmez, pestil , şıra yapar saklardık uzun ve zor kış günleri için!

Ne oldu bu tutumlu, çalışkan, toprağına tutku ile bağlı halka böyle?

Köyün ve köylünün getirildiği durum bizi ziyadesiyle üzse ve tadımızı kaçırsa da, bu müthiş doğada orman içi, dere içi yürüyüşleri ile buz gibi sularda kanyon geçişleri yapmak, kalan zamanda da yörenin bayram gelenekleri ile ağırlanmak, unutulmaz lezzetler tattığımız bayram sofralarına konuk olmak son derece keyifliydi.

orman içi yürüyüşler
Orman ve dere içi yürüyüşler

Köçek Kültürü

Tek eksiğimiz bir yöre düğününe denk gelip bu yörelerde yaygın olan “köçek” kültürünü yakından izleyememekti.

Bazıları tarafından çok itici bulunsa da, köklü bir geçmişe sahip bir sanat “köçeklik”, tıpkı Flamenko gibi…

Kadın kılığına girmiş erkeklerin veya erkek kılığına girmiş kadınların icra ettiği bir dans türü.

Tarihi oldukça eskilere dayanıyor. Genelde sarayda icra ediliyor ve Sultan İbrahim zamanında altın çağını yaşıyor.

Sonraları yönetimde koyu taassubun egemen olmasıyla, 1856 yılında, Abdülmecid zamanında  yasaklanıyor, 1861’de, Sultan Abdülaziz zamanında da köçekler Kastamonu’ya sürgüne gönderiliyor.

Bir süre yer altına inen sanat, sonraları eşcinselliği çağrıştıran kostüm, tavır ve öğeleri törpülenerek, bıyıklı, cepkenli, gömlekli erkeklerin üç etek giyerek ve erotik figürlerden arındırarak, Batı Karadeniz’de, düğünlerde  icra ettikleri bir sanata dönüşüyor.

Büyük bir Ozan’ın geçmişinde de köçeklik var

Büyük usta, büyük ozan Neşet Ertaş da bir dönem geçim sıkıntısı nedeni ile köçeklik yapmak zorunda kalıyor  ve bunu;

“Zalim kader devranını dönderdi,
Tuttu bizi İbikli’ye gönderdi,
Babam saz çalarken bana zil verdi,
Oynadım meydanda köçek dediler.”

dizeleriyle anlatıyor.

Son Söz

Kökü çok derinlerde, son derece zengin bir kültürümüz var bizim.

Köklerimizi bilmeden, köklerimize sarılmadan ,onları inkar edip yok sayarak göklere yükselemeyeceğimizi bize en güzel ağaçlar anlatıyor.

Bakın bakalım, toprağına sımsıkı tutunmadan dimdik ayakta kalabilen tek bir ağaç var mı????

Ağustos 2019-Kervan 41

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir