Kars’a Gidelim Kars’a

Bir sınır kenti Kars. Tüm sınır kentleri ile aynı kaderi yaşamış, yıllar boyu çokça el değiştirmiş, 4 bin yıllık tarihinde 26 uygarlığa ev sahipliği yapmış.

O yüzden midir bilinmez merkezindeki çehre, ilk bakışta hiç de klasik Anadolu kentlerindeki gibi değil.

Eski Kars için Barok, Baltık ve Selçuklu kültürlerinin bir sentezi demek yanlış olmaz.

Günümüzün Kars’ı ise  ne yazık ki  ülkemizdeki tüm şehirlerin yaşadığı hızlı tahribat ve kimliksizleşmeden nasibini alıyor, hem de fazlasıyla!…

Kars adı nereden gelir?

Kars adını, M.Ö 130-127 tarihleri arasında Kafkas dağlarının kuzeyinden, Dağıstan’dan gelen Bulgar Türklerinin Karsak oymağından almış.

Kaşgarlı Mahmut “karsak”ın sözcük anlamını “yünden yapılan elbise” olarak tanımlar.

Sosyal medya ile canlanan iç turizm

Kars, son yıllarda sosyal medya sayesinde ve özellikle kış aylarında iç turizmin gözde mekanlarından biri haline geldi.

Doğu ekspresi

Doğu Ekspresi
Doğu Ekspresi ( by Mustafa Yıldırım)

Doğu ekspresi ile başlayan ve daha çok Kızılırmak’ın doğusu ile Fırat havzasında Oğuz Atay’ın “Demiryolu Hikayecileri” nde anlattığı tarzdaki ıssız, hüzünlü istasyonlardan geçerek, aralarda ışıltılı bir karla kaplı doğanın tüm bakirliğini, tüm güzelliklerini camdan izleyerek yaptığınız seyahat, tren teknolojisinin eski ve hava şartlarının çetin olması sebebi ile özellikle gidişte, 3-4 saatlik rötarlarla uzayabiliyor.

kars kar foto
Trenden izlenen manzaralar ( by Mustafa Yıldırım)

Normal şartlarda Ankara- Kars arasını 24 saatte alıyor kara tren.

Eğer bizim gibi keyifli bir grup ile çıkmışsanız yola, ne yolun bu kadar uzun olması, ne de rötarlar hiç sorun olmuyor!

Kars garı

Gidişte Ankara’dan kalkış akşam 18.00 da olduğundan rötarlarla birlikte varışınız ertesi gün akşamı veya gecenin erken saatlerini bulabiliyor.

İnişte donduran, yüz yakan, iliklerinize kadar işleyen bir soğuk “Hoşgeldin!” diyor size…

kars-garı-yeni
Yeni Kars Garı

Atatürk’ün Kars’a gelişi

1926 yılında, Atatürk de deprem sonrası ziyaret için buralara eşi Latife hanım’la birlikte trenle gelmiş. Söz ve bestesi Terekemelere ait “Hoş gelişler ola, Mustafa Kemal Paşa” marşı ile eski gar binasında karşılanmış. .Kars Tren Garı .

Kars garı
Kars’ın Ruslar tarafından yapılan eski gar binası

Ziyareti sırasında Malakan köylerini de gezen Atatürk’e, boğazımızdan geçen lokma, ağzımızın tadı anlamında nakışlı, kolalı bir örtü üzerinde kara ekmek ve tuz sunulmuş.

Malakanlar

Kars’a sürgün olarak gelmiş, 1895-1960 yılları arasında şehirde yaşamış, Kars’ın tarihine, ekonomisine, tarımına, kültürel yaşamına damga vurmuş ve sonunda emeklerinin karşılığını göçe zorlanarak almış vicdani retçi bir topluluk Malakanlar. (Malakanlar)

Britanya, Rusya ve Kanada’da Kars adını taşıyan birer kasaba varmış. Bunlar  muhtemelen ilden göç etmek zorunda kalan Malakanlar’ın bugün yaşadığı yerler. (Tıpkı Halkidiki- Kavala- Selanik yazımızda anlattığımız mübadele Rumları’nın dramını yaşamış onlar da..)

Çok merak ediyordum Kars’a giderken, şehirde Malakanlardan geriye kalmış bir iz, bir toz görebilir miyim diye? Görebildiğim tek iz “Malakan kaşarı” oldu.

Peynir

Temel geçim kaynağı hayvancılık olan Kars’ın en meşhur süt ürünüdür peynir.

Bir sınır kenti olması, değişik etnik topluluklara ev sahipliği yapması, doğal otlaklarda beslenen hayvanlardan elde edilen kaliteli sütün, etnik toplulukların bilgi ve üretim becerisi ile birleşmesi sonunda Kars, zaman içerisinde peynir üretiminde dünya ölçeğinde söz sahibi olmuş..

Karsta peynirin tarihi çok ama çok eskilere, Çariçe II Katerina zamanına dayanıyor. PEYNİR’İN TARİHİ…

Kaz

Aynı zamanda Kars’ın sembolü de olan kaz, yıllardır Kars halkının vazgeçemediği değerli bir besin türü.

Kaz eti son yıllarda ilin turizmine de önemli katkı sağlar olmuş. Sadece kaz yemek için Kars’a gidenler var.

Kazın Türkmen toplumları için sembolik değerinden daha önce Kaz dağları yazımızda bahsetmiştik. Besinsel değerini de burada anlatalım biraz .. Kaz…

Kaz Tüyü

Kars’ın Ladikars diye anılan bölgesinde pek çok kaz üretim tesisi gördük Sarıkamış’a giderken.

Özellikle Alman firmaları ısıtma ve ısıyı tutma özelliği çok iyi  olan kaz tüylerini gelip son derece uygun fiyatlarla topluyorlarmış buralardan, outdoor kıyafetlerde kullanmak üzere..

Eskiden o tüyler yorgan olurdu, yastık olurdu, döşek olurdu ve gün boyu coğrafyanın soğuğunda donan insanları hiç olmazsa gece boyu ısıtırdı!

Çıldır gölünde sıcak şarap, sahlep, çay satan adamların üzerlerindeki her biri neredeyse yarım asgari ücret fiyatı kaz tüyü ithal montlara şöyle bir baktım da vahşi kapitalizmin gücünü bir kez daha gördüm!

Senden ucuza aldığını işleyip, ateş pahasına sana geri satıyor!

Elinin altındaki kaz tüyünü satın alıp, seni sentetik, elyaf yorganda, döşekte yatırıyor!

Çıldır Gölü

Ardahan ve Kars il sınırları içerisinde kalan göl, 123 km2 alanı ile Doğu Anadolu Bölgesi’nin en büyük tatlı su gölü. Deniz seviyesinden 1959 metre yükseklikte..

En derin noktası 42 m olan gölün yüzeyi, kışın en soğuk döneminde yaklaşık 60-70 cm donuyor ve bu sayede de kar motorları, kızaklar veya faytonlarla göl üzerinde gezmek, arabalarla drift yapmak mümkün oluyor.

Çıldır Gölünde  Atlı Kızaklar
Çıldır Gölünde atlı kızaklar

Kars’ın sosyal medyada en çok ilgi gören fotoğrafları da bu donmuş gölün üzerinde çekilenler.

Ayrıca lezzetine doyulmaz, yöre halkının sarı balık diye adlandırdığı aynalı sazanı da göl kıyısındaki lokantalarda yeme imkanı var.

Bunlar gölün turistlere sunduğu nimetler.

Gölün yöre halkı için önemi

Yöre halkı için ise bambaşka anlamı var lav yığınları ile oluşmuş bir set gölü olan Çıldır’ın.

Göl, suları ile çevredeki meraların ve çayırların beslenmesini sağlıyor ki bu da en temel geçim kaynağı hayvancılık olan halk için hayati değerde..

Ancak DSİ‘nin yaptırdığı deviasyon tünelleri gölü giderek kirletiyor, çevredeki tarım yapılan alanlarda bolca kullanılan azotlu gübre göldeki doğal yaşamı, kontrolsüz yapılan balıkçılıksa balık neslinin geleceğini tehdit ediyor.

Şu olumsuzlukları duymadığım bir yurt köşesi görsem dişimi kıracağım..!

Çıldır gölü şenlikleri

Çıldır gölünün turistik değerine katkı sağlayan ve yaklaşık yedi yıldır yapılan “Çıldır gölü şenlikleri” olacaktı bizim gittiğimiz hafta sonu ilçede. Ancak ülkedeki yas hali ve kara bulutlar bir türlü dağılmadığı için yine iptal edildi program tıpkı geçen seneki gibi.

Faytona binmek için beklerken konuştuğumuz ve bu sene kışın geç gelmesi sebebi ile geliri azalan göl esnafı için bu iptal, ekonomik anlamda çok yıkıcı etki yapmış. Gerekçe hassas olunca sesleri çıkamasa da belli ki zor geçecek bir yıl bekliyor onları!

Çıldır Gölünde Çalgıcılar
Çıldır Gölünün müzisyenleri

Keşke tümden iptal etmek yerine eğlence boyutu azaltılmış yeni bir program yapma yolu seçilseydi. Ancak aldığımız bilgiler, bölgenin son dönem yöneticilerinin bu tarz festivalleri hiç istemeyen bir tavır içinde oldukları yönündeydi.

Anlaşılır gibi değil!

Şaman Mezarları

Birbirine yakın mesafedeki Çıldır Gölü ve Ani Harabeleri turistik bir Kars gezisinde aynı güne konabilecek programlar.

Yol üzerinde, Çıldır’a giderken yolun sağ tarafında kalan, kişiye özel dizaynlarıyla Şaman mezarlarını görmeden geçmeyin derim.

Ani Harabeleri

Türkiye – Ermenistan sınırını ayıran Arpaçay nehrinin batı yakasında, Türkiye sınırları içerisinde, volkanik bir tüf tabakası üzerine kurulmuş bir Orta çağ şehri Ani.

Ani-surları
Ani antik kentini koruyan surlar

Anadolu’ya İpek Yolu üzerinden girişte, ilk konaklama merkezi olduğundan, Bizans, İran, Suriye ve Orta Asya arası ticaret yollarının denetimini üstlenmiş ve tüccar kervanları açısından önemli bir köprü işlevi görmüş..

Antik kentin zenginliği de buradan geliyor.

Bilinen en eski tarihi M.Ö. 5000 yıllarına kadar uzanıyor ve en parlak dönemini Ermeni Bagratuni Hanedanlığı zamanında yaşıyor.

1001 Kilise şehri

40 tane kilise, şapel ve anıt mezarın tespit edildiği şehir biraz abartılı biçimde “1001 Kilise Şehri” olarak da anılıyor

ani-kilise-küçük
Ani Aziz Gregor Kilisesi

992 yılında Ermeni patrikliğinin merkezi olan Ani ‘de, 11. yy başında 12 piskopos,40 keşiş, 500 rahip yaşamış ve bu dönemde nüfus 200 bine kadar ulaşmış.

1071 yılında Malazgirt zaferi ile Türklerin eline geçen şehrin en büyük katedrali cami yapılmış ve Fethiye Camisi olarak adlandırılmış tıpkı şehir merkezindeki Aleksandr Nevski kilisesi gibi.

Büyük Katedral
Ani Büyük Katedral- Fethiye Cami

İdari gücü ele geçirmenin inanca da hükmetmek anlamına geldiğini gösteren bu anlayışın ne kadar yanlış olduğunun en güzel örneği de aslında burada, Ani antik kentinde;

Büyük katedrale yakın bir noktada, 11. yy da inşa edilen ve İsa’nın gerildiği kutsal haçın bir parçasını barındırdığı söylenen Surp Pirgiç Kilisesi’nin yarısı, zaman içerisinde tıpkı Emile Zola’nın çok sevdiğim romanı GERÇEK’de olduğu gibi bir yıldırım düşmesi sonucu yıkılmış.

Surp Pirgic Kilisesi
Ani Surp Pirgic Kilisesi

Bir ölümlü olan insan paratoneri icat etmese, kendilerini bile korumaktan aciz bu yapıları gücün ve iktidarın sembolü yapmak, dinler arasında sürekli dolaştırmak, tarih boyu iktidar sahiplerinin gücüne ve kalıcılığına bir katkı sağlamadığı gibi mimari açıdan da son derece zevksiz, yamalı ve ruhsuz görüntülerin ortaya çıkmasına sebep oluyor ne yazık ki!.

Kars’ta Rus izleri

93 harbini kaybetmemizin ardından Kars’a yerleşen, şehri yaklaşık 40 yıl ellerinde tutan ve bu sürede de hummalı bir imar faaliyetine giren Ruslar, klasik Anadolu şehirlerinden çok farklı bir kent bırakmışlar bize.

karsta-rus-binaları

Birbirini doğudan batıya, kuzeyden güneye kesen ızgara planlı, geniş dört cadde üzerine kurulu şehirde kaybolmak neredeyse imkansız!

Eğer korunabilse bugün St.Petersburg’un Türk versiyonu olabilecek Kars’ta, yıkımdan kurtulan binaların estetiği, sürekli yağan ve her tarafı kaplayan karın örtüsü ile birleştiğinde bir Baltık şehrinin sokaklarında yürüdüğünüz hissi veriyor insana.

O dönemden kalan binalardan hala ayakta olanlar, devlet dairesi, okul, otel, dernek ve müze olarak kullanılıyor..

Peç

Bu geniş ve yüksek tavanlı binaları ısıtmak için  “peç” denilen özel bir tür soba sistemi kullanılırmış zamanında.

İki duvar arasına yerleştirilen boruların içinde dolaşan duman ile tuğlalar ısıtılır ve elde edilen ısı ile bir yakmada evler yaklaşık 12 saat sıcak kalırmış.

Rus steplerinde de kullanılan, son derece ekonomik, etkili ve kentin doğalgazın ulaşamadığı noktalarında da kullanılabilecek peç sistemi ne yazık ki Ruslar kenti terk ettikten sonra inşa ve tamir edecek bilgiye sahip birileri kalmadığı için kullanılamaz olmuş.

rus-sobası
Peç

Derler ki peç teknolojisini bilen kalmayınca ısınma dağ köylüleri için büyük bir problem olmuş. Bir dönem tezek ithali gündeme gelmiş. Çözüm bulunamayınca  köylüler kentlere göç etmek zorunda kalmış. Bu da kentin en temel geçim kaynağı olan hayvancılığa büyük darbe vurmuş. Buna bir de devletin kötü tarım politikaları eklenince, beslenen hayvan sayısı 12 milyondan zaman içerisinde 2 milyona düşmüş.

Biz söyleyenlerin yalancısıyız..!

Rus binaları hala ayakta

O yıllardan bu yana 5-6 büyük deprem gören bölgede, Rusların yaptığı binaların – özellikle tahrip edilmeyenler hariç – hala hepsi ayakta ve işlevini koruyor.

Depremde ölümün kader olmadığını Anadolu’yu gezince daha iyi görüyor insan;

Hititlerde ve Ermenilerde gördüğümüz taş işçiliği, Van Hoşap kalesinde karşımıza çıkan Horasan harcından sonra, Kars merkezde Gazi Ahmet Muhtar Paşa’ya ait Erzurum evi tipindeki  konakta, depreme karşı etkili başka bir teknoloji ile daha karşılaştık;

kars-türk-evi-deprem
Depreme dayanıklı mimari

Ev duvarlarını örmede kullanılan taşlar arasına konulan ve adına  “hatıl “denen sarı çam blokları, esnemeyi arttırarak evi depreme karşı dayanıklı hale getiriyormuş.

kars-türk-evi
Kars’ta Gazi Ahmet Muhtar Paşa’ya ait Erzurum Evi

Azıcık dikkatli bakıldığında hastalığın da, şifasının da bu topraklarda mevcut olduğu çok net görülüyor aslında.

Keşke Elazığ depremi yüzünden Çıldır festivalini iptal etmekle yetinen idareciler de bunu azıcık görebilse!

Sarıkamış

Bugün bir kayak merkezini içinde barındıran, işi bilenlerin pistlerine hayran olduğu Sarıkamış, tarihte nice acılara tanıklık etmiş bir ilçe.

Sarıkamış Kayak Merkezi
Sarıkamış Kayak Merkezi

90 bin askerimizin hiç alışık olmadığı bir coğrafyada, bir komutanın yükselme hırsı nedeniyle başlattığı, stratejik hatalarla dolu bir harekatta, tek kurşun atamadan, düşman Rus komutanını dahi ağlatacak kadar trajik bir şekilde can verdikleri yerin adı.

Kars Sarıkamış Şehitliği
Kars Sarıkamış Şehitliği

Kafkas Cephesi Harp Tarihi Müzesi

Bu harekatın detayları,  93 Harbi’nde bir tabur askerin ani bir baskınla şehit olduğu yer olması nedeniyle literatüre “Kanlı Tabya” olarak geçen ve restore edilip “Kafkas Cephesi Harp Tarihi Müzesi” olarak hizmete açılan müzede anlatılıyor.

Kafkas Cephesi Harp Tarihi Müzesi
Kafkas Cephesi Harp Tarihi Müzesi

Müzenin her köşesi insanın içine dokunuyor ama en çok da cepheden yazılan mektupların yansıtıldığı  pano ile kar görüntüsü verilmiş beyaz kum üzerinde sergilenen, içinde mumlar yanan ve -40 derecede donarak ölen askerlerin giydiği çarıklar can acıtıcı..

İki taraflı konmuş aynalarla çarıklar sayıca çok fazla göründüğü ve ucu bucağı seçilemediği için bu odaya “Sonsuzluk Odası” adı verilmiş.

Sonsuzluk Odası
Sonsuzluk Odası

Anlatılacak çok şey var müzede ama duygusu ile birlikte yaşayabilmek için gidip görmek en iyisi…

Kazım Karabekir’in gürbüz çocuklar ordusu

Kazım Karabekir Doğu Cephesi Kumandanlığına atandığı ilk günlerde yaptığı bir çalışmada, babası savaşta şehit olmuş, 50 bine yakın bakıma muhtaç çocuk olduğunu, bu çocukların ağaç kovuklarında, sokaklarda, mağaralarda ağaç yaprakları ve ot yiyerek hayatta kalmaya çalıştıklarını rapor etmiş.

Bunlardan 4000’i erkek, 2000’i kız, içlerinde Ermenilerin de bulunduğu 6000 çocuğu önce Erzurum’da sonrasında da Kars’ı ele geçirdikten sonra Sarıkamış’ta Ruslardan kalan binalarda koruma altına almış. Hem zanaat, hem askerlik öğrenmelerine imkan sağlamış.

Kurtuluş Savaşında anne ve babaları şehit olan çocuklar. Kars 1924
Şehit çocukları-Kars 1924

Onun bu projesi zaman içerisinde bir devlet politikası haline gelmiş yaklaşık 50 bin şehit çocuğu bugünkü meslek liselerinin karşılığı olarak açılan Sanayi-i Nefise mekteplerinde eğitim görmüş..

Sarıkamış’ ta Gürbüz Çocuklar Ordusunun eğitim gördüğü binalar Kayak merkezinin çok yakınında askeri bölge içerisinde ve hala ayakta..

Sarıkamış’ta ve Kars’ta kar

Müthiş bir karı var Kars’ın. Işıl ışıl parlıyor güneş vurduğunda tıpkı kristal gibi. Pek buza kesmiyor ve kaydırmıyor.

52 kişilik grupta kayak merkezindeki gezi dahil düşme vakası yaşanmadı hatta ben bile düşmedim.

Karı cam arkasından izlemek çok güzel, çok keyifli. Ama dışarda eğer yeterince sağlam giyinmediyseniz özellikle el ve ayak parmaklarınız donuyor. Yani Kars’ın havasının üşütmediği lafı aslında tam bir şehir efsanesi. Soğuk yakıyor yüzünüzü, cildinizi kurutuyor. Nemsizlik zaman zaman nefes almanızı zorlaştırıyor geceleri.

Soğuğun da yakıcı olabildiğini, Anadolu insanının kavrukluğunun yalnız sıcaktan olmadığını görüyorsunuz..

Kars'ın karlı yoları
Kars’ın karlı yoları ( by Hülya Yiğit Sezgin)

Bu hava öylesine bezdirici oluyor ki Karslı için zaman zaman, şöyle bir mani ile dile getiriyor bezginliğini:

“Kışın karı boranı, 
Yazın tozu dumanı, 
Ne yapayım ben böyle Kars’ı!”

Siz aldırmayın onlara! Yapacak, görecek, öğrenecek çok şeyi var Kars’ın, gidin ve yerinde görün…

Ben kendi adıma yazını ve baharını da görmek isterim…

Kaynaklar:
1- Böyle Bir Kars-Ludmila Denisenko
2-Yüreğim Kars’ta Kaldı- Neşe Doster
3-Kars Tarihi 1960-1980- Nebahat Oran Arslan

Şubat 2020-Kervan 41

3 thoughts on “Kars’a Gidelim Kars’a

  • 18 Şubat 2020 tarihinde, saat 23:48
    Permalink

    Söylenecek tek bir söz var.. Kars ancak bu kadar güzel anlatılır… 🙏🙏🙏 elinize emeğinize sağlık 🙏🙏

    Yanıtla
  • 19 Şubat 2020 tarihinde, saat 03:02
    Permalink

    Yine muhteşem bir anlatım… Okurken duygulanmamak mümkün değil.Böyle güzelliklerin elimizden kayıp gitmesi,bunlara seyirci kalınması çok can acıtıcı.Üstelik hoyratça,talan ederek,yakıp yıkarak…Acı olan da bu.Bu ülkenin düze çıkması Malakan felsefesi ile olur ancak.Ne kadar üzülsek de bu gerçeklerle bizleri yüzleştirdiğin için çok teşekkür ederiz.Eline emeğine sağlık.

    Yanıtla
  • 20 Şubat 2020 tarihinde, saat 09:25
    Permalink

    Elinize emeğinize sağlık görmüş gezmiş kadar olduk😊

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir