KAF DAĞI’NIN ETEKLERİNDE MASALSI BİR ÜLKE: GÜRCİSTAN

Bin bir gece masallarında Kaf dağı olarak anılan haşmetli Kafkas dağlarının eteklerinden, Gürcü  yazar Ahmet Özkan’ın tanımı ile “tepelerdeki erimez buzulları, geniş, şahane peyzajlı yaylaları, ovalarındaki meyve bahçeleri, bağları, tarlaları…” ile masalsı bir ülkeye düştü yolumuz: Gürcistan.

Kafkas Dağları

Ülkenin kuzeyde Rusya ile sınırını oluşturan Kaf ya da Kafkas dağları her biri adını aşk ve ihanet içeren bir öyküden alan beş dağ silsilesinden  oluşuyor; Alan Kralı “Elbruz”, taşa çevirdiği oğlu “Kazbegi”, prensin sevgilisi “Mazuke”, Mazuke’nin intihar için kullandığı “Hançer” ve iki sevgiliyi sonsuza kadar birbirine bağlayan “Yüzük”..

Avrupa’nın en yüksek dağı

 Yüksekliği 5642 m olan Elbruz  Avrupa’nın en yüksek dağı.

“Elbruz’un Avrupa’da ne işi var? Mont Blanc değil miydi o ?” diye sormayın!  Zira ben de yeni öğrendim ki kıta Avrupası’nın kuzey doğu sınırı Rusya ortalarındaki Ural dağlarına kadar uzanmaktaymış.

Zaten Gürcistan Avrupa Birliği’ne üyelik başvurusu olan bir ülke ve bütün eksiklerine rağmen bizden daha hızlı üye olacakları izlenimi veriyor, ne yazık ki!

Ülke birbirine bağlı 4 cumhuriyetten oluşuyor; Abhazya, Acara, Osetya ve Avrupalıların Iberia bizlerin Gürcistan dediği ülkenin orta ve doğu kesiminde yer alan bölge.

Başkent, bilindiği üzere Tiflis.

Bayrakları beyaz bir zemin üzerinde biri büyük diğer dördü küçük beş kırmızı haçtan oluşuyor…

gurcistan-bayrak
Gürcistan Bayrağı

Millet Olmanın Özellikleri

 Gürcistan, Snelmann’ın “Beyaz Zambaklar Ülkesinde” tanımladığı  bir “millet” olmanın  tüm özelliklerini taşıyor. Neydi bu özellikler, hatırlayalım; dil birliği, din birliği, ortak ve köklü bir tarih

DİL: Gürcüce bugün yaşayan 14 dilden biri.

Alfabesi M.Ö 3. yy. da kral Parnavaz zamanında 5 sesli, 28 sessiz toplam 33 harften oluşturulmuş.

Dilin yayılmasında ve gelişmesinde Ortaçağ boyunca yazma eserleri koruyan, tamir eden, çoğaltan “Gürcü kadınların” büyük emeği var.

Misyoner Archengelo Lombert’ye göre  Gürcü kadınları koruması olmasaydı, Gürcü yazısı ve alfabesi yeryüzünden silinirdi .“Gürcüce öğrenmek isteyen, Gürcü kadınlardan öğrensin!” diyor Lombert.

Alfabe Kulesi

Dillerine bu kadar önem ve değer veren Gürcüler, Batum’un merkezine bir DNA sarmalı (hücrenin genetik kodları taşıyan en küçük yapı taşı) şeklinde, üzerinde asma yaprakları içerisine yerleştirilmiş 33 harfin bulunduğu, özellikle akşamları çok ihtişamlı görünen bir “Alfabe Kulesi” inşa etmişler.

alfabe-kulesi
Alfabe Kulesi (By Mustafa SÖZLÜ)

Gürcü Edebiyatı

Böylesine köklü bir dili olan Gürcülerin, edebiyatları da çok güçlü. Hem kendileri özgün yazar ve şairler çıkarmışlar (örn; Rustavelli)

rustavelli
Rustavelli

hem de Puşkin gibi, Tolstoy, Lermatov, Dumas gibi pek çok şair ve yazara, eşsiz coğrafyaları  ile esin kaynağı olmuşlar.

Shakespeare’nin  bilinen en iyi çevirilerinin de Gürcüce olduğu söyleniyor.

DİN: Hıristiyanlık, Gürcistan’da Kapadokya bölgesinden gelen Aziz Giorgi ve özellikle Azize Nino‘nun kadınlar üzerindeki etkisi ile “Gürcü kadınların” önderliğinde yayılmış ve güçlenmiş.

Gregorian Kilise, İsa’ya Tanrısal güçler atfetmesi nedeni ile Patrikhane ile ters düşmüş ve Kadıköy Konsülü ile Patrikhane’den ayrılmış.

Görebildiğimiz kadarı ile halkın dini inançları oldukça güçlü, gezdiğimiz süre içerisinde karşılaştığımız ve tanıştığımız insanların çoğu Türk olduğumuzu öğrenince  (muhtemelen  hac amaçlı) ziyaret ettikleri Kapadokya ve İstanbul’un  isimlerini zikrettiler hemen…

ORTAK TARİH: Tarihi boyunca Selçuklu, Osmanlı, Rus pek çok devletin egemenliği altında girmiş olan Gürcistan en parlak dönemini 12. yy sonu ile 13. yy. başlarında hüküm süren Kraliçe Tamar zamanında yaşamış. Bu dönem, ülke tarihinde “Altın Çağ” olarak biliniyor.

Orta Çağ Avrupası’nda kadının “cadı” olarak görülüp aşağılandığı bir dönemde Gürcüler, kültürüne, tarihine, edebiyatına, şehirciliğine, mimarisine büyük katkılarda bulunan, ülke sınırlarını Kuzey İran’dan Çerkezya’ya, güneyde Erzurum ve Kars’a kadar genişletmiş sanatsever bir “kadın” tarafından yönetiliyordu.

Oldukça  erken bir yaşta hayata veda eden Kraliçe, bugün ülkede pek çok efsanenin baş kahramanı olarak yaşamakta, şehirlerde meydanlarda heykelleri bulunmakta..

Medea

Ülke tarihine damga vurmuş bir diğer kadın da M.Ö 13 yy da hüküm sürmüş Kolkian kralı Ayet’in kızı Medea. 

Medea, tıp alanındaki başarılı çalışmaları ile Gürcü kadınlara örnek olması, bugün İngilizce de ilaç anlamına gelen “Medicine” kelimesinin kaynağını oluşturması yanında Yunan Mitolojisinde gücün ve iktidarın sembolü olan Altın Post’un el değiştirmesinde de önemli rol oynamış bir efsanevi figür.

Post’u babasından çalarak aşık olduğu Argonotların lideri Jason‘a veren ancak gücü eline geçiren çoğu erkeğin yaptığı gibi de bedelini ihanete uğrayarak ödeyen bir kadın Medea. 

Bugün Batum‘un merkezinde elinde Altın Post’u tutan mahsun bir Medea heykeli var ziyaretçilerini bekleyen ve  bu ibretlik öyküyü tüm kadınlara hatırlatan…

medea-heykeli
Medea Heykeli

Gezi kapsamında  Gürcistan’ın Batum ve Kutaisi gibi şehirleri ile Mestia Bölgesinde yer alan iki köyü Svanetti ve Usghuli’yi gezdik.

gürcistan-dönmedolap
Batum (By Mustafa SÖZLÜ)

Bizleri en çok etkileyen köyler oldu:      

Svanetti

Kafkas dağlarının güney eteklerinde, Rusya sınırına yakın üç gece konakladığımız merkezi Mestia olan Svanetti, ülkenin ilginç, görülmeye değer yerlerinden  biri.

Burada  “Svan” denen dağ köylüleri yaşıyor.

Köylerin en karakteristik  özelliği 9-13 yy da köy evlerinin hemen yanı başında inşa edilen, kan davalı oldukları komşularından  ve dış düşmanlardan korunmak üzere tasarlanmış “Svan Kuleleri.

Svan kuleleri

Kuleler taştan yapılma, yüksek, tepe kısmında gözetleme ve silah yerleştirme delikleri bulunuyor.

İnşası üzerinden yüzyıllar geçmiş olmasına rağmen bugün hala sapasağlam ayakta, Mestia ve Usghuli de hemen her evde görülmesi mümkün

svan-kulesi
Svan Kuleleri ( By Yücel TELLİCİ)
Usghuli

Usghuli, UNESCO Dünya Kültür Mirası kapsamında koruma altına alınan, Gürcistan’ın kuzeyinde yer alan, 2200 m yükseklikte, sürekli yerleşimin olduğu, nadir dağ köylerinden biri.

gürcistan
Usghuli (By Y.TELLİCİ)

Ulaşılması oldukça zor. Gidebilmek için virajlı, uçurumlarla çevrili ve ölümlü kazaların sıkça olduğu (ki birine gezimiz sırasında biz de denk geldik ne yazık ki!) toprak bir yolu kat etmeniz gerekiyor…

Köy, en yakın yerleşim yerine 2-3 saatlik mesafede ve genellikle trekkingcilerin, bisiklet veya motorsiklet tutkunlarının uğrak yeri.

gürcistan-2
(By M.SÖZLÜ)

Hiç yeteneği olmayanların bile kartpostal tadında fotoğraflar çekebileceği, peyzaj çalışabileceği, şiir veya roman yazabileceği göz kamaştıran bir coğrafya parçası gerçekten. En azından bana öyle hissettirdi.

Ben bu coğrafyayı görünce, Rus edebiyatının başarısının sırrını büyük ölçüde çözdüğümü düşünüyorum kendi adıma…

Kaynak: Kaf Dağının Güney Yüzü-GÜRCİSTAN-İlyas ÜSTÜNER

Ağustos 2017- SEYYAHLAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir